Sinema Dizi

Melikşah, Sırra Vakıf Oluyor! – Uyanış Büyük Selçuklu 27. Bölüm



Uyanış: Büyük Selçuklu 27. Bölüm Özet

Tekiş ile girdiği taht mücadelesini kazanan Melikşah, Tekiş’e diz çöktürmüş, boynuna yay kirişini geçirmişti. Tekiş’in acıklı akıbeti ölüm mü olacaktır, yoksa Melikşah’ın merhameti Tekiş’in sağ kalmasına yetecek midir?
Kınık Obası’nda Efruz’u fark eden Livya, onu Kınık Alplarına teslim etmek için harekete geçmiş fakat Hasan Sabbah tarafından ağır yaralanmıştı. Livya daldığı ölüm uykusundan uyanıp Efruz’un ve Faysal’ın bir Batıni olduğunu söyleyecek midir? Bu vesileyle Turna, babası İlteber’in Batınilerce öldürüldüğünü öğrenecek midir?
Sırrı öğrenen Hasan Sabbah, Başulu’yu kaçırmayı başarmıştı. Sabbah, Başulu’yu neden kaçırmıştır? Onu tutsak ederek hangi emeline varmayı planlamaktadır? Geri vermek için Başulu’ya karşılık Sencer’den hangi mühim şeyi isteyecektir?
Tapar en sonunda emeline ulaşmış ve emir olacağını öğrenmişti. Sultan Melikşah tarafından Şelemzar Emiri tayin edilen Tapar’ı nasıl bir sürpriz beklemektedir?

#UyanışBüyükSelçuklu her pazartesi TRT 1’de!

——————–
Uyanış: Büyük Selçuklu Sosyal Medya Hesapları: Resmi Facebook Sayfası: Resmi Twitter Sayfası: Resmi Instagram Sayfası:

——————–

TRT 1 Sosyal Medya Hesapları: Resmi Facebook Sayfası: Resmi Twitter Sayfası: Resmi Instagram Sayfası:

3702805 Kişi Okudu    –    41599 Kişi Beğendi Sende Beğen Yorum Yap

#Melikşah #Sırra #Vakıf #Oluyor #Uyanış #Büyük #Selçuklu #Bölüm

*

İlgili Makaleler

44 Yorum

  1. – Okul Bahçesi –

    Yağmurlu bir Kasım günü,

    Cebimde ıslanmış bir mektup,

    Zar zor toparlamışım kendimi,

    Sol yanım alev, alev,

    Seni bekliyorum okul bahçesinde,

    İçimde deli bir cesaretle,

    Hayatım boyunca unutamayacağım

    O ses yankılanıyor uzaklardan ve gittikçe yaklaşıyor,

    Merdivenlerde bir koşuşturmaca,

    Acı siren sesleriyle bir ambulans geliyor okulun bahçesine,

    Bilinmez bir korku kaplıyor içimi,

    Ve sedyede görüyorum seni rengin soluk bembeyaz, bir melek gibi, Koşuyorum hiç durmak sızın boş sokaklarda yağmura karışan göz yaşlarımla, mezarlıkta alıyorum

    soluğu Annemin başucunda,

    Bir yandan dua ediyorum, bir yandan kendime, kaderime kızı yorum, ben sevdiğim için mi ölüyor

    insanlar önce Annem şimdi sen,

    Sevmem bir daha kimseyi,

    Mezarlıkta biraz ağladıktan sonra eve gidiyorum, dua ediyorum sabaha dek,

    Ve ertesi sabah okulda alıyorum acı haberi küçük kalbin hayata dayanamayıp durmuş kalp krizi

    geçirmiş sin ve melek olmuşsun.

    Şimdi yıllar geçti hala aynı mahalledeyim, evlendim çocuklarım oldu, hatta kızım bizim okulda okuyor

    o bahçede geziyor, seni son gördüğüm yerde, Annemi her ziyaretimde, senin yanında uğruyorum, her

    seferinde iki gülle gidiyorum mezara, biri sana biri Anneme iki beyaz gül, hayatıma giren iki meleğe.

    Birde o mektup var senden kalan,

    Sana vermek için beklediğim o ıslak mektup hala saklıyorum onu,

    Merak ediyorsundur ne yazıyor diye,

    Şöyle başlıyor;

    Bunları yazı yorum çünkü seninle konuşacak cesaretim yok, sana saçma gelebilir ama öyle işte,

    Annemi kaybettikten sonra fazla çevrem olmadı yalnız gezdim hep, sessiz yalnız bir çocuk oldum , bu

    yüzden okulda deli diyende oldu bir sürü şey zırvalayanda oldu, ama sen, sen başkaydın benim için,

    Annemin gülüşleri vardı sende, belki bu yüzden farklıydın, seni her gördüğümde boğazım

    düğümleniyor konuşamıyordum bu yüzden bu mektubu yazma kararı aldım bilmiyorum cesaret bulup

    da vere bilir miyim sana, ha birde ricam var senden tek sen okursan sevinirim, sana olan hislerime

    karşılık vermesen bile aşkıma saygı duymanı isterim…

    Sen hatırlar mısın bilmiyorum ama, benim hiç unutamadığım bir gün var. Hani okul gezisine çıkmıştık

    ya, sıcak bir haziran günüydü, okulların kapanmasına sayılı günler kala, hayatımda ilk defa uzun bir

    yolculuğa çıkacaktım çok korkuyordum. Cam kenarında oturuyordum, korkularım epilepsi nöbetlerimi tetiklemişti, kriz geçiriyordum ve sen yaklaştın o an, gözlerinden süzülen bir iki damla yaşa inat, güçlü

    gözüküyordun. Elini saçlarıma atıp kulağıma fısıldadın " ölmek için çok küçüksün lütfen yaşa" dedin .

    Boynuma , yüzüme kolonya sürüyordun. Öğretmenler dahi panik olmuşken, sen o minicik kalbinle,

    minnacık ellerimle bana şifa olmuştun. O gün aşık olmuştum sana, evet sana aşığım…… Yazıyordu o

    mektupta, bak ben hâlâ yaşıyorum, bak hâlâ ölmedim. O gün, o minik ellerini tutup sana şifa

    olamadım, " ölmek için çok küçüksün" diyemedim. Sanki sen doğa üstü güçlere sahiptin, sanki orada

    bütün gücünü bana verip beni hayata döndürdün, sanki bu yüzden, benim yüzümden yorgun

    düştün… Sen, sen öldün. Maalesef ben hâlâ yaşıyorum…

    Cem BOSTAN

  2. Bizi de duygularınla aldın götürdün göz yaşlarına boğdun Sencerim … bence bu tarihsel filmlerde rol almalısın çok güzel çok başarılıydın .. Maaşallah

  3. МАА ШАА АЛЛАХ! Малихшах и Башулу, ихний вечный Любовь, в долгий разлуки, через стольких встреч, у меня сердце плакала. Актёры, Малихшах, Башулу, Сенжар, Зубейда, везир Мульк, вам долгий лет ИН ШАА АЛЛАХ, в семейном жизнь и в творческом работе, я вас люблю и уважаю. Из Кыргызстана, город Кара Балта, Майрашкан Жеенова.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu